sponsor reklam

Doğum

doğum, normal doğum, sezeryan doğum, dikişli doğum, suni sancı ile doğum, ağrısız doğum, suda doğum, bilgileri, doğum

Ağrısız Doğum

Ağrısız Doğum

Ağrısız Doğum

ağrısız doğum, uzman tv, ağrısız doğum nasıl olur, ağrısız doğum ppt, ağrısız doğum  kadınlar kulübü, ağrısız doğum yöntemleri, ağrısız doğum hakkında bilgi, melekler mekanı, ağrısız doğum izle, ağrısız doğum fiyatları, ağrısız doğum videoları, ağrısız doğum nedir, ağrısız doğum yapanlar, ağrısız doğumun zararları, ağrısız doğum video, ağrısız doğum görüntüleri, ağrısız doğum mutluluğu

ağrısız doğum
Doğum yapanlara sorarsanız doğum ağrısı bilinen en kötü ve berbat ağrılardan birisidir derler. Ciddi Anlamda de anlatılan öykülerden ve bir de bazı filmlerdeki doğum ağrısı çeken kadın görüntülerinden etkilenerek olsa gerek; normal doğumdan korkan birçok kadın vardır.

Hele bir de doğum yapma fikrine psikolojik (ruhsal) ve fizyolojik (fiziksel)olarak hazırlanmayan bir kadın adayının ruh halini düşünün. Esasında ne kadar ağrı duyulacağını doğumu yaşamadan önce tahmin etmek güçtür. Bazı bayanlar dayanabilecek, kontrol edilebilecek düzeyde ağrı duyarken, bazıları da çeşitli ağrı kesme yöntemlerine ihtiyaç duyar.

Nefes alma, rahatlama teknikleri, ılık duş, masaj, destekleyici hemşire bakımı, pozisyon değişiklikleri (ayakta durmak, oturmak, yürümek, sallanmak), doğum topu kullanmak gibi doğum ağrısına destekçi olan birçok medikal olmayan yöntemler bulunmaktadır . Fakat bazı bayanlar için tüm bu yöntemler yeterli olmayabilir. Dolaysı Ile bu ağrının, doğum eyleminin fizyolojisini (rahmin kasılması, hamilenin ıkınması gibi ) etkilemeksizin kısmen veya tamamen giderilmesi çok önemlidir . Bunu sağlayacak esasında pekçok medikal yöntem vardır. Bunlar anneye adele (kas) veya damar içinden enjeksiyon yöntemiyle güçlü ağrı kesiciler vermek , doğum anında bebeğin çıktığı bölgeyi uyuşturmak, anneye anestezik gaz solutmak, akupunktur ve hipnoz sayılabilir .

Doğumda Verilen ilaçların Bebeğe Bir Zararı Olur mu

Narkotik maddelerin ( güçlü uyuşturucular) bir diğer yan etkisi de hepsinin plasentayı (çocuğun besin maddeleri ve oksijen aldığı uzuv (organ) geçip bebeğin dolaşımına katılmasıdır. Bunun sonucunda bebekte de bazı etkiler görülebilir. Mesela Rahim içinde bebeğin kalp kızı hafif oranda değişebilir. Bu kalp hızındaki değişikliğe ilişkili bebeğe bilinen ciddi bir yan etki yoktur. Bebeğin anneden yavaş olmakla beraber bu ilaçları yıkma kabiliyeti de vardır. Bebek doğduktan sonra hafif uykulu olabilir .

Bebekte anneye verilen ilaçların etkisini görme şansı , doğum zamanına göre ilaçların verilmesine ilişkili olabilir . Bebeğin ilaçları yıkmak için yeterli vakti varsa çok az etki görülür. Pek çok hekim anneye ağrı için verilen bu güçlü ağrı kesicilerin bebek için güvenli olduğunu düşünmektedir.Bir de bunlar içinde en çok seçim edilen yöntem vardır ki bu da bir bölgesel anestezi yöntemi olan epidural anestezi dir. Son Zamanlarda ağrısız doğum dendiğinde esasında kastedilen budur.

Epidural Anestezi Nedir

Epidural anestezi, değişik amaçlarla uygulanabilen bölgesel anestezinin bir şeklidir. Bunun için bir anestezist, bel hizasında omurgaların arasına lokal anestezi ilacını verir. Bu yöntem ile o düzeyden omurilikten çıkan sinirler uyuşturularak vücudun alt yarısından ağrı sinyali alınamaz ve doğum ağrılarının kaynaklandığı bölgede de ağrı duyulmaz.

Kateter denilen yumuşak bir plastik borucuk belden yapılan iğnenin içinden ilerletilir ve doğum süresince burada bırakılır. Böylelikle ağrı kesici gereksinimi oldukça anestezi uzmanı ilaç vererek tüm doğum süresince etkili bir analjezi (ağrı giderilmesi) sağlar .

Kadın adayı yan yatar veya oturur pozisyondayken kateterin takılacağı alan antiseptik solüsyonlar ile temizlendikten sonra steril örtüler ile örtülür. Kateter bel bölgesindeki omurgaların arasından girilerek yerleştirilir.

ağrısız doğum

Epidural anestezi uygulamasının Detayları

Önce bu bölgedeki cildi uyuşturmak için lokal anestezi yapılır. Ardından ince bir iğne ile iki omurga arasından geçilerek epidural zara ulaşılır. Şayet spinal anestezi de uygulanacaksa çok ince bir iğne ile bu zar da geçilerek subaraknoid boşluğa girilir ve beyin omurilik sıvısının geldiği gözlendikten sonra ilaç verilir. Epiduralde ise iğnenin arkasından çok ince bir kateter (boru, tüp) girilerek uygun mesafeye kadar itilir ve bu kateter dura zarı etrafındaki epidural aralığa yerleştirilir.

Daha sonra iğne çıkartılır ve kateterin dışarıda kalan ucu flasterler ile hastanın sırtı süresince sabitlenir. Dışarıda kalan uçtan enjektör yardımı ile ilaç verilebileceği gibi bir çok kez belirli dozda ilaç pompalayan otomatik cihazlar da kullanılabilir. Kateter yerleştirildikten sonra ilk önce az miktarda ilaç test dozu olarak verilir. Burada amaç olası bir alerjik veya aşırı reaksiyonun olup olmayacağını gözlemektir.

Bu tür bir reaksiyonun olmadığı gözlendikten sonra tedavi dozu verilir. Vajinal doğumlarda genelde spinal anestezi uygulanmaz. Bu sebeple kateter yerleştirilip tedavi dozu verildikten 15-20 dk. sonra kadın adayı kasılmaları hissetmesine rağmen ağrı duymamaya başlar.

Doğum uzadığında ve ilacın etkisi azalıp hasta ağrı duymaya başladığında ek dozlar verilir. Bu şekilde doğum gerçekleştirildikten sonra epizyotomi de (vajina girişinin kesilmesi) ek bir anesteziye gerek kalmadan kolaylıkla dikilebilir. Vajinal doğumu takiben hemen , sezaryeni takiben ise 24 saat sonra kateter çıkartılarak uygulamaya son verilir. Kateterin çıkartılması esnasında hasta hiçbir rahatsızlık duymaz.

Epidural kateter takılması hasta açısından kolay tolere edilebilir, acısız ve rahat bir uygulamadır. Kateterin epidural boşluğu girdiği anda bacakta elektrik çarpmasına benzer bir his oluşması dışında hastaya ratahsızlık vermez. Epidural anestezi uygulamasında en önemli nokta işlemi yapan anestezi uzmanının tecrübesidir.

Genellikle normal doğumlarda doğumun başında değil de rahim ağzı yaklaşık olarak 2-3 cm açıldıktan sonra epidural anestezi uygulaması seçim edilir. Ayrıca ilacın etkili olması için de 20-30 dk. geçmesi gerekir. Dolaysı Ile normal doğum yapacak kadınlarda epidural anestezi yapılmadan önce ilk sancıların çekileceği bilinmelidir.

Sezeryan ameliyatı için epidural anestezi uygulanacak ise operasyon sonrasında da bu kataterden ilaç verilerek ağrısız bir operasyon sonrası lohusalık dönemi geçirilmesi sağlanabilir. Epidural anestezi uygulandığında herhangi bir bilinç kaybı olmaksızın tam ağrı kontrolü sağlanır. Bu şekilde hem normal doğum aynı zamanda , şayet gerek olursa, ilaç dozunu ayarlayarak sezeryanla doğum da yapabilirsiniz. Ayrıca doğum esnasında herhangi bir ek müdahele uygulanması veya dikiş atılması gerek duyulduğunda bunlar da kolay bir şekilde hekim tarafından uygulanabilir ve ağrısını duymazsınız.

Epidural anestezi ile hamileler kaslarını hareket de ettirebilir ve ıkınabilirler. Bu şekilde doğum olayına da aktif olarak katılmış olursunuz. Böylelikle bebeğinizi doğar doğmaz görebilir ve kucağınıza alabilirsiniz.Anestezi amacı ile enjeksiyon veya solunum yolu ile verilen ilaçlar bebeğe de geçip onu etkileyebilirken, epidural anestezide kullanılan ilacın kan ile direkt (doğruca) ilişkisi olmadığından bu ihtimal çok azdır .

Size uygulanacak anestezi tipi, genel sağlık durumunuz ve uygulanacak olan işlemin cinsine göre belirlenir. Ve tabiki sizin tercihiniz de mutlaka göz önünde bulundurulur. Mesela kimi bayanlar sezeryan olacak iseler epidural anestezi yerine uyumayı seçim edebilirler.

Epidural Anestezinin Yan Etkileri Olur mu ?

Aslında istenmeyen yan etkiler çok nadirdir. Fakat tabiki her tip anestezi uygulamasında olduğu gibi epidural anestezide de bazı yan etkiler görülebilir. Bunların arasında en sık görülenleri başağrısı, adele (kas) ağrıları ve tansiyon düşmesidir. Çoğunlukla hafif düzeyde ve kısa sürelidirler.

Çok kimi zaman baş ağrıları birkaç gün kadar uzun sürebilir. Anestezistiniz epidural anestezinin risklerini, yararlarını ve istenmeyen etkileri esasen size tüm ayrıntılarıyla izah edecek ve onayınızı aldıktan sonra işlemi uygulayacaktır.

Neticede pekçok gebe kadın ve doğum doktoru için epidural anestezi, kadın ve bebeğe sağladığı rahatlık ve güvenilir olması nedeni ile sık sık uygulanmaktadır.

Ağrısız Doğum Video izle

ağrısız doğum, uzman tv, ağrısız doğum nasıl olur, ağrısız doğum ppt, ağrısız doğum  kadınlar kulübü, ağrısız doğum yöntemleri, ağrısız doğum hakkında bilgi, melekler mekanı, ağrısız doğum izle, ağrısız doğum fiyatları, ağrısız doğum videoları, ağrısız doğum nedir, ağrısız doğum yapanlar, ağrısız doğumun zararları, ağrısız doğum video, ağrısız doğum görüntüleri, ağrısız doğum mutluluğu

Suda Doğum

Suda Doğum

Suda Doğum

suda doğum, uzman tv, suda doğum video, suda doğum yapan hastaneler, suda doğum anı, suda doğum ücretleri, suyun içinde doğum, suyun içinde doğum doğum izle, sulu doğum, Suda doğum sıcak su içeren bir küvette doğumun gerçekleşmesidir. Bebeğin anne karnında su içinde bulunduğu ve bu sebeple su içine doğmasının hem fiziksel ve hemde sağlıklı, sıhhatli olduğu düşünülmektedir. Normal doğuma alternatif olan suda doğum, 37  ila 38 derecedeki suyla dolu bir havuz veya küvette, uzman hekimler eşliğinde gerçekleştirilmektedir.Suda doğum taktiği , doğum esnasında ilaç veya suni ağrı kesici kullanılmaması, ılık suyun annenin gerginliğini azaltması ve bebeğin anne rahminden daha rahat ayrılması sebebiyle mantıken seçim edilebilir. Doğum eylemi başladıktan daha sonra , bebeğin aktivite ölçümleri ve annenin tansiyon ölçümleri yapılmaktadır. Suda doğum yapmaya uygun görüle nanne adayı 37 derecedeki özel havuza alınmakta ve ilaç ve ağrı kesici kullanılmadan gerçekleşen doğumun sonrasında anne, kanama denetimi yapmak için sudan çıkarılarak doğum masasına alınır.İlk bakışta suda doğum fikri sempatik gelse de öncelikle şu noktaları akılda tutmakta yarar vardır.

suda doğum, uzman tv, suda doğum video, suda doğum yapan hastaneler, suda doğum anı, suda doğum ücretleri, suyun içinde doğum, suyun içinde doğum doğum izle, sulu doğum,

suda doğum

Suda doğum uzun yıllar önce 1805 yılında Fransa’da yapılmasına karşın şu ana kadar bu konuda ciddi çalışmalar yapılmamıştır. 1985-1999 yılları arasında toplam olarak 150.000’nin üzerinde su altında doğum yapıldığı tahmin edilmektedir. Bu konuda yapılan çalışmalar bütün olarak incelendiğinde su altında doğumun bebek için pekçok rizikoları (riskleri) olduğu da görülmektedir. Öncellikle şunu belirtmek gerekir ki suda doğum bebek için bir avantaj sağlamamakta, anne için kanıtlanmamakla birlikte daha az ağrıya neden olmaktadır . Suda doğum bebek için değil, belki anne için daha avantajlı gibi görünmektedir. 1. Suda doğumu uygulayan merkezler suyun rahatlatıcı etkisinin hamilenin enerjisini arttırdığını ve doğum eyleminin hızlandırdığını ifade etmektedir. 2. Genel olarak su altında doğumun daha iyi olduğuna dair biyolojik biyolojik (bilimsel) bir kanıt bulunmamaktadır. 3. Bebeğe sudan mikrop bulaşabilmektedir. Ayrıca gebe bayanın dışkısında buluna bazı mikroplar da bebeğe bulaşabilmektedir. 4. Su hamilenin vücudunda üretilen , mutluluk hormonu olarak bilinen endorfin gibi etki göstererek stresi azaltabilir. 5. Su havuzunda uzun zaman kalma sonucunda annenin ateşi yükselebilmektedir. Anne beden ısısındaki artış cilde olan kan akımının artması ve rahime giden kan akımının azalmasına neden olabilir . 6. Anne beden ısısındaki artışla birlikte bebek kalp atımlarında ve metabolizmasında artış olmaktadır. Bebekteki metabolizma artışı ve rahime giden kanın azalması bebekte oksijenlenmenin bozulmasına neden olabilmekte ve bunun süresinin uzaması da beyin fonksiyonlarını bozabilmektedir. 7. Bebeğin doğum kanalından çıktıktan daha sonra akciğerlerine su soluması ihtimali vardır. Sonuç olarak suda doğumun annelerde daha az ağrıya neden olduğuna dair objektif bir bulgu yoktur. Ayrıca son günlerde yayınlanmış çalışmalarda suda doğan bebeklerde akciğerlere su girmesi sonucunda boğulma ve yeni doğan bakım ünitesine gereksinim artması görülmüştür. Annenin daha az ağrı çektiği konusu da henüz kanıtlanmamıştır . Son söz olarak; bu konuda geniş ve iyi planlanmış çalışmalar yapılması gerektiğini ve bu çalışmalar sonuçlanıncaya kadar doğum yapacak her anne adaylarına suda doğumun önerilmemesi gerektiğini düşünmekteyim.

Suda Doğum İzle

Normal Doğum Nedir

Normal Doğum Nedir

 

Normal ve vaktiyle doğum 37 haftayı doldurmuş bebeğin vajinal yoldan annenin kendi kendine meydana gelen ağrılarıyla rahim dışına çıkması olarak tanımlanır. Aslında tahmini 24 haftalık bir hamilelik sürecinden sonra her bebeğin rahim dışına çıkması doğum olarak tanımlanır. 37 haftadan öncesinde gerçekleşen doğumlara erken doğum adı verilir.

Şayet çocuk 24 haftadan önce doğmuşsa, rahim haricinde hayata yeteneğini tam olarak kazanmamış olduğu için bu statü düşük olarak adlandırılır. Ancak günümüzde gelişen tıp ve teknoloji yardımıyla çok erken haftalarda doğan bebeklerin de hayata ihtimali artmıştır.

Normal doğumda , çocuk doğduktan en geç yarım saat sonra bebeğin ekleri olan plasenta ve zarların da kendi kendine rahimden dışarı çıkması gerekir. Normal bir doğumda tahmini 300-500 ml kadar kan kaybı olur . Doğum için geçen süre ise normalde 24 saatten daha yetersizdir . Sağlıklı bir doğum eylemi aslında düşünüldüğü kadar kuvvet olmayan fiziksel ve doğal bir olaydır.

Ve belki de herşeyden önemlisi, DOĞUM bir bayanın yaşantısında eşi benzeyen olmayan ve hiçbir zaman unutulmayacak bir ANLıK olarak kalacaktır.

Doğumun Başladığını Nasıl Anlarız

Doğumun Başladığını Nasıl Anlarız

Doğumun Başlaması Nasıl Anlaşılır

doğumun başlaması, uzman tv Doğum başlangıcı, kadınlar kulübü Doğumun Yaklaştığını doğumun başladığını nasıl anlarız, doğumun başlaması nasıl anlarız, doğumun başlaması için ne yapmalı, doğumun başlaması için ne yapmalıyım, doğumun başlaması için yapılması gerekenler, doğumun başlaması belirtileri, doğumun başlangıç belirtileri, doğumun başlayacağını nasıl anlarız, doğumun başlayacağı nasıl anlaşılır, doğumun başladığını gösteren belirtiler,

Doğumun başlaması rahim kasılmalarının başlaması ve rahim ağzının ağır ağır açılması demektir. Ara Sıra ağrılar çok da fazla belirgin olmadan halk arasında “nişan” ismi verilen sümüksü ve kanlı bir salgı vajinadan gelebilir. Bu rahim ağzını tıkayan ve bebeği hamilelik süresince dış etkenlerden koruyan bir tür rahim ağzı tıkacıdır. Doğum sancılarının en mühim özelliği ise düzenli aralıklarla gelmeleri ve rahim ağzının açılmasına yol açacak kadar kuvvetli ve tesirli oluşmalarıdır.

doğumun başlaması, uzman tv Doğum başlangıcı, kadınlar kulübü Doğumun Yaklaştığını doğumun başladığını nasıl anlarız, doğumun başlaması nasıl anlarız, doğumun başlaması için ne yapmalı, doğumun başlaması için ne yapmalıyım, doğumun başlaması için yapılması gerekenler, doğumun başlaması belirtileri, doğumun başlangıç belirtileri, doğumun başlayacağını nasıl anlarız, doğumun başlayacağı nasıl anlaşılır, doğumun başladığını gösteren belirtiler,

Doğumun başladığını Nasıl Anlarız

Başlangıçta daha az sık sık ancak tekrardan de düzenli gelen doğum sancıları belli bir dönemden bu yana 10 dakikada iki , üç defa gelir ve kasılmalar 45 saniyeyi aramaya yani uzamaya başlar. Ağrıların şiddeti de zaman içerisinde giderek artar. Şayet kasılmalarınız belli bir düzene girmişse ve istirahatle geçmiyorsa ve 10 dakikada 2, 3 defa gelmeye başlamışsa bu andan bu yana doktorunuzu bilgilendirme ve üstelik hastaneye gitme süreci gelmiştir.

Bazı hamilelerde doğum ağrıları başlamadan su kesesi açılabilir. Bu durumda çok geçmeden ağrılar da başlayacak demektir. Şayet böyle bir durum söz konusuysa ve ağrılar 24 saat içersinde başlamamışsa, çocuk yeteri kadar olgunluğa ulaşmışsa doğum hekim aracılığıyla başlatılır. Kısacası ifade etmek gerekirse; şayet ağrılarınız sık gelmeye başladıysa, suyunuz geldiyse, nişan geldiyse, veya kanamanız olduysa hemen Doktorunuzu arayınız.

 

Normal Doğum Süreci

Normal Doğum Süreci

normal doğum, uzman tv, normal doğum izle, uzmantvnormal doğum anı, kadınlar kulübü, normal doğum nasıl yapılır, melekler mekanı, normal doğum görüntüleri, normal doğum faydaları, normal doğum dikişleri, normal doğum videosu izle, normal doğum sonrası, normal doğum egzersizi, faydaları, zararları, kolaylıkları, belirtileri, kolay olması için, Doğum, anne rahminin ardı ardına iştirak eden istemsiz kasılmaları ile başlayan ve bebeğin anne vücudunun dışına çıkması ile sonuçlanan bir olaydır. Dokuz ay süresince sakin sakin duran rahim (döl yatağı) kasının hamilelik süresinin nihayetinde hangi sinyallerden etkilenerek kasılmaya başladığı, yani doğumun başlamasına yol açan faktörlerin neler olduğu aslına bakarsanız şuanda da henüz bilinmemektedir.

Normal Doğum Aşamaları

Doğum en önce olarak belli bilinmeyen kasılmalar ile başlar. Adale kasılmaları yukarıdan aşağıya doğru dalgalanmalar halinde oluşurlar ve bebeği rahim (döl yatağı) ağzına doğru iterler. Bebeğin içerisinde yer aldığı su kesesi (Amniyon kesesi) doğumun rastgele bir aşamasında kendi kendine yırtılabilir veya hekim aracılığıyla doğumu süratlendirmek için tıbbi müdahale ile açılır. Sıvı kesesi doğum ağrıları başlamadan daha öncesinde açılırsa doğumu başlatma sinyaline ne sebeple olabilir . Doğumun başladığının başka bir göstergesi de rahim (döl yatağı) ağzındaki tıkacın vajinadan atılmasıdır. Gerek kesenin açılarak sıvının gelmesi, gerekse de rahim (döl yatağı) ağzı tıkacının atılması doğumun başladığının göstergesidirler.

Doğum Süreci iç içe  3 süreçte gözlemek mümkündür

Doğumun Birinci Süreci

Düzenli rahim (döl yatağı) kasılmalarının oluşmaya başladığı aşamadır . Bu kasılmalar önce olarak on -15 dakikada bir oluşurken gitgide sıklaşır ve ağrıların şiddeti de artmaya başlar. Kasılmalar her 2-3 dakikada bir olmaya ve aşağı yukarı 45-60 saniye kadar sürmeye başladığı zaman rahim (döl yatağı) ağzı da açılmaya ve çocuk de doğum kanalında ilerlemeye başlamıştır. Birinci evre önce doğum esnasında aşağı yukarı 12-14 saat sürer, sonraki doğumlarda ise bu zaman kısalır. Gebeler için en ağrılı ve kolay olmayan olabilecek dönem bu aşamadır , ancak rahim (döl yatağı) ağzı 2-3 santimetre kadar açıldığında yapılacak olan epidural anestezi (belden uyuşturma) yani ağrısız doğum ile bu dönem çok konforlu bir biçimde geçirilebilir.

Doğumun ikinci Süreci

Bebeğin rahim (döl yatağı) içersinden dünyaya çıkışıdır yani doğru doğumdur. Bunun için rahim (döl yatağı) ağzının henüz ( tahmini on santimetre ) açılması gereklidir. Ömrü daha öncesinde doğurmuş bayanlarda birden çok dakika olabileceği buna benzer birden çok saate kadar uzayabilir. Şayet birinci evrede su kesesi açılmamışsa bu dönemde açılır.

 

Bu Evrede ıkınma Tekniği

Ağrının en kuvvetli olduğu sırada anne derin bir nefes alarak bu havayı dışarı vermeden ağzını kapatarak kuvvetle ıkınır. Ikınırken, çeneyi göğse dayayarak bütün gücüyle makatına doğru ıkınarak bebeği iter. Ikınma ağrı süresince devam etmeli, ağrı geçince ıkınmamalı ve gevşemeli ve bir dahaki ağrıya kadar enerji toplamalıdır. Bebeğin başı doğarken gebeye ıkınmaması söylenir, ancak ıkınma duygusu devam ediyor . Ikınmayı engellemek için ağız açılarak şiddetli bir biçimde kısa nefesler alıp verilir. aynı zamanda hekim bebeğin başının kontrollü bir biçimde anneden çıkmasını ve lüzumsuz yırtıklar oluşmamasını olanağı sağlar . Bebeğin başı doğduğunda huzurlu nefes alabilmesi için hekim veya hemşire bebeğin ağzını ve burnunu siler. Çocuk başı doğduğunda büyük ihtimalle yüzü yere doğrudur. Omuzların doğabilmesi için başını annenin sağ veya sol bacağına doğru çevirir. Bu dönüşten sonra hekim bebeğin başından tutup hafifçe çekerek bir omzunu, sonra başka omzunu çıkarır ve vücudunun tamamiyle doğmasını olanağı sağlar Doğumların tahmini % 95’inde çocuk başla gelir, kalanların büyük bölümünde ise makat gelişi vardır. Günümüzde önce doğum makat ise bebeğin normal doğumla doğmasına izin verilmemektedir. Nedeni Ise bebeğin vücudunda en iri ve sert olan kısmın yani başın huzurlu doğacağının garantisi olmadığından, bunun çocuğun vücudu çıktıktan sonra farkedilmesi yani başın takılması çocuğun zarar görmesine yol açabilir ve bir trajedi yaşanabilir. Dolayısı Ile makat doğumlarda bilhassa önce doğumsa kesinlikle sezeryan yapılmalıdır. Daha öncesinde doğumlu bayanlarda da makat gelişte baş takılma olasılığı az da olsa olabileceğinden makat gelişlerin pek çoğunda tekrardan sezeryan seçim edilmektedir. Bebek doğduğunda şuanda da göbek kordonu ile anneye bağlı kapasitededir . Doğum Esnasından sonra kordon hem anne , aynı zamanda çocuk aracılığıyla bağlanır ve ortadan kesilir. Çocuk bu andan itibaren özgür kişi olarak dünyadaki yerini alır.

Doğumun üçüncü Süreci

Genellikle bebeğin çıkışından sonra başlar ve tahmini on -30 dakika kadar sürer. Çocuğu ana rahminde besleyen uzuv olan plasentanın ve bebeğin içerisinde yer aldığı zarların çıkması ile tamamlanır. Plasenta çıktıktan sonra tam olup olmadığı kontrol edilir. Bu dönemdeki kasılmalar aynı zamanda plasentanın rahim (döl yatağı) duvarından ayrılması ile açılan kan damarlarının kapanmasına ve annenin daha çok kan kaybetmesine de engel olabilir . Büyük Ihtimalle sorunsuz ve ağrısız olarak tamamlanan bir aşamadır . Bu evrenin tamamlanmasıyla rahim (döl yatağı) ağzında ve harici bölümde yırtık olup olmadığı, kanama olup olmadığı kontrol edilir. Son olarak da hekim şayet , bebeğin çıkışını kolaylaştırmak ve düzensiz yırtıkları engellemek için epizyotomi denen kesiyi gerçekleştirdiyse bunu dikerek tamir eder ve anneyi dinlenmek üzere yatağına alır. Büyük Ihtimalle önce doğumların tamamına yakınında epizyotomi açılır ve dikilir.

 Normal Doğum izle

Dikişli Doğum

Dikişli Doğum

dikişli doğum, uzman tv, dikişli doğum nedir, uzmantv, dikişli doğum izle, kadınlar kulübü, dikişli doğum yapanlar, melekler mekanı, dikişli doğum sonrasıdikişli doğum sonrası bakım, dikişli doğum ne zaman iyleşir, dikişli doğum videosu, videoları,

Normal doğumda hem bebeğin çıkışını kolaylaştırmak aynı zamanda annenin vajina ve harici bölümde oluşabilecek kontrolsüz yırtılmaları engellemek için hekim aracılığıyla bir kesi yapılmaktadır. Buna tıp dilinde epizyotomi adı verilir. Epizyotomi açılmadığı durumlarda bilhassa önce doğumda büyük ihtimal yırtıklar meydana çıkar . Meydana Gelen bu yırtıkların büyüklüğü baş çıkarken doktor aracılığıyla tatbik edilen koruma tekniğine, annemizin yapısal özelliklerine ve bebeğin başının büyüklüğüne yönelik değişir. Genel Itibariyle yüzeyel yırtıkların oluşmasına karşı ara sıra kabul görmeyen biçimde anüse ve üstelik kalın barsağa kadar uzanan yırtıklar da oluşabilir.

Ayrıca yırtık oluşsun veya oluşmasın bebeğin başının çıkışıyla bağdokusundaki zorlanma ve gevşemeleri engellemek amacıyla bu kesinin yapılması yararlıdır . Böylece uzun dönemde oluşabilecek rahim (döl yatağı) ve idrar kesesi sarkmaları, vajinada gevşemeler de kısmen önlenmiş olabilir .Solak olmayan hekimler büyük ihtimalle bu kesiyi hastanın sağ tarafına doğru bir takım hekimlerse orta hattan yaparlar. Çocuk ve plasentanın çıkışından sonra ise bu kesi düzenli bir biçimde anatomiye uygun olarak hekim aracılığıyla dikilir. Genel Itibariyle kesi lokal anestezi altında veya epidural anestezi ile yapılır. Buna Bağlı Olarak kesi ve dikim esnasında anne ağrı hissetmez.

Epizyotomi iyileşmesi sonrasında kesi usulüne uygun dikildiğinde ve anne aracılığıyla hekimin önerdiği biçimde bakımı yapıldığında alanda kesi hattı süresince çizgi halinde çok ufak bir iz kalır. Epizyotominin dikilmesi sonrasında en sık sık görülen yakınma birkaç gün devam eden ağrıdır. Ancak bu ağrı çok kuvvetli değildir ve büyük ihtimalle ağrı kesicilerle giderilebilir. Dikiş iplikleri kendi kendine eriyen tipde olduğundan alınmaları gerekmez. Temiz tutulduğunda kesik yeri bir – iki hafta içerisinde iyileşir. Burada dikkat edilmesi gerekli olan konu annenin dikişlerin olduğu tarafa ağırlık vererek oturmamasıdır. Kısacası dikişsiz doğum yapmak bir üstünlük veya bir avantaj değildir. Tam tersine, bu kesi yapılmadığı gün kontrolsüz yırtıklar olabileceği buna benzer yırtık oluşmasa dahi dokuların ve bağların zorlanması daha kuvvetli olabilmekte ve bu da ilerki dönemlerde doku gevşekliklerine daha çok yol açabilmektedir. Buna Bağlı Olarak dikişli doğum bayan tarafından belki daha avantajlı olandır.

Ancak 2. ve üçüncü doğumlarda ve bebeğin de yırtıklara yolmayacak büyüklükte olduğu koşullarda hekim epizyotomi açmayabilir ve dikişsiz doğum gerçekleştirilebilir. Doğum dikişli veya dikişsiz olarak gerçekleştirilsin, sonuçta vajinada az veya çok genişlemeye ve üstelik ara sıra oluşacak yırtıklar sebebiyle kabul görmeyen sonuçların meydana çıkmasına da neden olabilir . Kimi Zaman de olsa vajinadaki bu yırtılmalar yeteri kadar biçimde tamir edilmezse sonraki yıllarda cinsel ilişkiden de beklenilen tatmin alınamayabilir. Böyle durumlarda ise genişleyen vajenin yeniden önceki durumuna getirilmesi ve daraltılması mümkündür.

Suni Sancı ile Doğum

Suni Sancı ile Doğum

suni sancı, uzman tv, suni sancı nedir, uzmantv, suni sancı ile doğum, kadınlar kulübü, suni sancı neden verilir, melekler mekanı,  suni sancı nasılsuni sancı ile doğum yapanlar, suni sancı ilaçları, suni sancı ve doğumoksitosin hormonuoksitosin hormonu nedir, oksitosin hormonu eksikliği, içeren ilaçlar, nasıl arttırılır,

Oksitosin Hormonu (suni sancı) Nedir

Zamanı geldiği takdirde başlamayan doğum sancılarını başlatmak veya olan kasılmaları destek vermek amacıyla damardan serum içerisinde oksitosin hormonu verilmesi işlemine suni sancı (ağrı sızı) denmektedir. Oksitosin normalde beyinin hipofiz ismi verilen bölgesinden salgılanan görevi rahim (döl yatağı) kasılmaları ile sütün memeden dışarı atılmasını sağlamak olan bir hormondur.

Sentetik olarak üretilen oksitosin hormonu damardan serum içersinde düşük dozlarda verildiğinde rahimde kasılmalara ne sebeple olmaktadır. Oksitosin hormonu yanlızca doğum ağrılarını başlatmak amacıyla değil, devam eden ancak istenilen seviyede olmayan doğum ağrılarının desteklenmesi amacıyla da kullanılabilir. Her 2 kullanımında da son derece temkinli olunması gerekir.

Oksitosin Nasıl Uygulanır

Oksitosin uygulamasına hüküm verildiğinde çok düşük miktarlarda oksitosin hormonu tahmini yarım litre serum içerisinde sulandırılıp hazırlanır ve dakikada gönderdiği sıvı ölçüsü ayarlanabilen bir pompaya bağlanır. Oksitosinin bir diğer kullanım alanı da doğum sonrasında kanama kontrolüdür. Doğum Esnasından sonra yüksek dozlarda verilen oksitosin rahimde kasılmaya ne sebeple olmakta ve dolayısıyla kanamanın azalmasını sağlamaktadır.

Oksitosin verilmesi başladıktan sonra doz her 15-20 dakikada bir ağır ağır arttırılır. Amaç itinalı ve tesirli rahim (döl yatağı) kasılmalarının sağlanmasıdır. Burada hedeflenen her 2-4 dakikada bir gelen ve 40-50 saniye kadar devam eden itinalı rahim (döl yatağı) kasılmaları elde etmektir. Monitörde bu tür kasılmalar saptanıncaya kadar dakikada verilen damla sayısı giderek arttırılır ancak tespit edilmiş bir dozun üzerine çıkılmaz. Ek Olarak oksitosin ile suni sancı (ağrı sızı) oluşturulurken hem anne aynı zamanda çocuk çok temkinli bir şekilde takip edilmelidir.

Suni Sancı Verilmesi Çok Aşırı Ağrıya Neden Olur mu?

Suni sancı, (ağrı sızı) ile meydana gelen kasılmalar doğal kasılmalardan daha sık , daha düzenli ve daha şiddetlidir. Suni sancı (ağrı sızı) ile doğum yapmış anne adaylarının %80’inden fazlası böylece elde edilen kasılmaların daha çok ağrıya ne sebeple olduğunu bildirmektedirler. Ne var ki bir başka kısımda detayları verilen ağrısız doğum (epidural anestezi) uygulanması halinde kasılmaların yarattığı huzursuzluk hissedilmeyecektir.