sponsor reklam

Posts by uzman tv :

Jinekolojik Muayene

Jinekolojik Muayene

jinekolojik muayene, jinekolojik muayene, jinekolojik muayene, jinekolojik muayene nasıl yapılır, jinekolojik muayene korkusu, jinekolojik muayene orucu bozar mı, jinekolojik muayene video

Bütün bayanların kadınların, evli ya da bekar olsunlar ideali 6 ayda bir, en azından yılda 1 kez kadın doğum muayenesi, jinekolojik muayene  olması gerekmektedir.Bir jinekolog tarafından yapılan bu jinekolojik muayenenin amacı, hastalıkların önlenmesi,erken tanı ve tedavisinde çok önemlidir.Kontrol amaçlı yapılan jinekolojik  muayenelerin regli döneminisonrasında ve ilişkide bulunulmadan yapılması en doğru yaklaşımdır.Jinekolojik muayenede  bir jinekolog tarafından alınacak anamnez muayene kadar önemlidir

Jinekolok tarafından alınacak anamnezde daha önceden tanısı konmuş kalıcı bir hastalığınızın varlığı, önceden herhangi bir ameliyat geçirip geçirmediğiniz, düzenli kullandığınız bir ilaç (özellikle jinekolojik ilaç)  olup olmadığı, bildiğiniz herhangi bir alerjiniz, hassasiyetiniz  olup olmadığı  sorulur. Eğer başvuru sebebiniz hamilelik ve takipleri ise yukarıdakilere ek olarak hamilelik ile ilgili başka sorular da olacaktır.

jinekolojik-muayene

jinekolojik-muayene

Anamnez aşaması tamamlandıktan sonra jinekolog  doktorunuz siz ve yakınmalarınız hakkında gerekli bilgileri edinmiş ve kafasında olası tanıları ve tedavilerini planlamıştır. Bundan sonraki aşama jinekolojik muayene dir.

…..jinekolog muayene fiyatları, jinekolog muayene ücreti, jinekolog muayene ücreti istanbul, jinekolog muayene videoları,

Jinekolojik Muayene, Vajinal Muayene Nasıl Yapılır?

Muayene olmadan önce mesaneyi , yani idrar torbasını boşaltmak için  tuvalete gitmek gerekmektedir.Muayene odasına girdiğinizde iç çamaşırlarını çıkartmanız, size verilen örtüyü üzerinize alarak bir yardımcının eşliğinde  jinekolojik masaya uzanmanız ve bacaklarınızı masanın özel yerlerine yerleştirmeniz istenir. Farklı yapılarda jinekolojik masalar mevcuttur, fakat hepsinde prensip aynıdır.Jinekolojik masa da oluşturulan bu muayene pozisyonuna “jinekolojik pozisyon” yada “litotomi pozisyonu” ismi  verilir.Her nekadar  bu pozisyon hem fiziksel hem de ruhsal açıdan gerçekten de rahatsızlık verici bir pozisyon olsa da  ancak bir jinekolog tarafından yapılacak jinekolojik muayene için en uygun yöntemdir.

Senende bir yapılan jinekolojik  muayenenin amacı dış genital organlarla birlikte kadındaki üreme sistemini oluşturan tüm organların pozisyon ve sağlık durumlarını değerlendirmektir. Bir kadın doğum uzmanı, jinekolog tarafından yapılan jinekolojik muayene muayene 3 aşamadan oluşur. Bunlar sırası ile dış genital organların muayenesi, spekulum, valv  incelemesi ve el ile yapılan  bimanuel muayenedir.

Bekar ve genç kızlarda elle veya alet ile vajinal jinekolojik muayene yapılmaz ve teknik olarak da mümkün değildir. Göz yordamıyla gerekirse dış genital organlar değerlendirilir, karından bakılan ultrasonografi ile yumurtalıklar ve rahim izlenir. Gerek görülür ise rektal muayene yapılabilmektedir. Ama günümüzde ultrasonun yaygın kullanılması ile “rektal muayene” ye çok gerek kalmamaktadır.

 jinekolojik muayene videoları, jinekolojik muayene nasıl yapılır video, jinekolojik muayene masası, jinekolojik muayene görüntüleri, jinekolojik muayene nedir  

Kadın Anatomisi

Kadın Anatomisi

kadın anatomisi, kadın anatomisi, kadın anatomisi, kadın anatomisi video, kadın anatomisi resimli, kadın anatomisi ve fizyolojisi, kadın anatomisi vikipedi , kadın anatomisi genital bölge

Kadın genital organlarını üzerinde çalışırken dış genital bölge ve iç genital bölge olarak incelemek gerekmektedir. Dış genital organlar olarak  büyük dudaklar (labia majora),küçük dudaklar (labia minora ),klitoris, kızlık zar (hymen) gözlenir. İç genital organlar ise daha çok doğurganlıkla  ile ilgili olup  hazne (vajina),rahim ağzı (serviks) ,rahim (uterus) , tüpler  (tuba) ve yumurtalıklar (over) olarak izlenmektedir.

KADININ DIŞ GENİTAL ORGANLARI:

Labia majora ( büyük dudaklar )

Kadın genital  organının dışarıda her iki tarafta birer tane olmak üzere yukarıdan aşağı doğru uzanan, içlerinde bol miktarda ter ve yağ bezleri, iki deri kıvrımından meydana gelmektedir. Üst kısımları daha çok olmak üzere kıllarla örtülüdür ve pubis olarak ismlendirilen üst kısma doğru uzanır.Cinsel ilişki sırasında kanlanmaları artıp ödemlenip şişerler.Erkekte torbaların yani skrotum ‘un karşılığıdır.

Labia minora ( küçük dudaklar )

Vajen girişde  yaprak şelinde iki küçük deri kıvrımıdır.Büyüklükleri kişiye göre farklı olabilir.Hatta bazı kadınlarda biri büyük biri daha küçük orantısız  olabilmektedir. Orantısız olduğu zaman bazı kadınlar “cinsel organ estetiği” yani “labioplasti” yaptırmaktadırlar.

……kadın anatomisi vajina, kadın anatomisi izle, kadın anatomisi kızlık zarı, kadın anatomisi belgeseli

kadın-anatomisi

kadın-anatomisi

Klitoris ( bızır )

Klitoris yani değer adıyla bızır, kadın cinsel organının üstünde küçük dudakların bittiği yerde bulunur.Bol miktarda sinir,duyu hücresi barındırır. Erkekteki penisin karşılığıdır kanlanması  fazladır . Cinsel ilişki esnasında sertleşir ve duyarlılığı sağlar. Klitoral orgazm klitorisin uyarılması ile olmaktadır.

Üretra ağzı

Klitorisin hemen altında idrar torbasının  dışarı açılıp idrarın geldiği bir çeşit  deliktir. Sonra da buradan mesaneye takılır. Bazen burada polip benzeri oluşumlar “üretral karenkül” oluşabilmektedir.

Kızlık zarı (Hymen)

Vajina girişinden, introitustan,  yaklaşık 1- 1,5  cm  sonra oluşmuş ince bir deri kıvrımıdır. Zarın ortası, adet kanamasının ve akıntıların  vücuttan atılmasını sağlayacak şekilde açıktır. Çok nadir olarak tümüyle kapalı olabilir ( hymen iperforatus)  ve bir operasyon ile kesilmesi gerekmektedir. İlk cinsel ilişki sırasında zarda yırtılma olur ve her zaman kural  olmasa da bir miktar kanama görülür. Kanama miktarı kişiden kişiye değişiklik gösterir.  Bazen ortadaki delik büyük olup kızlık zarı ilişki sırasında “esner” ve yırtılmaz, Buna halk arasında “esnek kızlık zarı” denmektedir. Kızlık zarının bilinen tıbbi bir görevi yoktur.

Perine bölgesi

Vulvanın arka tarafından makat ‘a açılan kısımdır. Doğum sırasında bebeğin başının çıktığı sırada esneyen bölgedir ve normal doğumda doktor tarafından bu bölgeye  epizyo kesisi yapılır.

Anüs , makat

Bağırsakların dışarı açılan kısmıdır ve dışkı bu bölgede oluşur. Burada en fazla gözlenen şikayet “hemoroid” yani “basur” dur..

KADININ İÇ ÜREME ORGANLARI

Vajina ( hazne , vajen )

8-9 cm uzunluğunda ,15 cm’e kadar uzayabilen ve 10 cm kadar genişleyen elastik tüp biçiminde bir organdır. Cinsel ilişkinin olduğu alandır. Önde mesane ,arkada rektum (kalın bağırsağın son kısmı) ile komşudur . Normal doğumda bebek bu kanalı geçerek dünyaya gelir.Doğum sırasında genişlemesi veya yırtıklar oluşması sonucukadınlarda cinsel sorunlar oluşur ve bunun giderilmesi için “vajinaestetiği” veya diğer ismi ile “vajinoplasti” ameliyatı yapılır.

 Rahim ( uterus )

Armut biçiminde  6-8 cm boyutunda olup içi endometriyum olarak adlandırılan bebeğin yerleştiği bir tabaka ile kaplı olan bir organdır.Gebelikte  8 cm ‘lik bu organ mucizevi bir şekilde incelip büyüyerek tüm karnı dolduracak boyutlara ulaşmaktadır ve doğum ile birlikte hızla küçülerek 40 gün içinde eski halini almaktadır. Rahim içindeki bu  endometriyum her ay adetin bitmesiyle hormonların etkisiyle kalınlaşmaya başlar ve eğer gebelik olmaz ise  adet kanaması olarak atılır. Rahimde en sık görülen sorun ise “miyom” adı verilen iyi huylu oluşumlardır.

Rahim Ağzı (Serviks)

Rahimin en alt kısmına  serviks (rahim ağzı) adı verilir. Kadındaki kanserlerin en sık olduğu bölgelerden olan serviks  çok sık enfeksiyonlara maruz kalabilir ve erozyon denilen rahim ağzı yarası bu bölgede sıklıkla oluşur Simir testi de bu bölgeden alınarak”rahim ağzı kanseri” taraması yapılır.

Tüpler ( tuba uterina )

Rahmin her  iki tarafına doğru uzanan 8 – 10 cm uzunluğunda boru şeklinde ince uzun olışumlardır.Tüpler  tarafından  yumurtalıktan atıldıktan sonra yakalanan yumurtanın sperm tarafından döllenmesi de bu kısımda  gerçekleşir.Döllenmiş olan yumurta daha sonra tüp kanalından rahim içine taşınır.Tüpler  dış gebeliklerin de en sık olduğu bölgedir.
Overler ( yumurtalıklar )

Overler rahmin her iki tarafında iki adet olarak bulunup boyutları yaklaşık olarak  3.5 x 2.5 cm ‘dir ve üzerleri düzensizdir. Genç kızlarda ergenlik  çağının başlaması ile birlikte,hormonların etkisiyle her ay bir  yumurta  olgunlaşır ve yumurtalık dışına atılır. Atılan bu yumurta tüp tarafından yakalanır.Döllenme gerçekleşir ise hamilelik oluşmaktadır.

 

 

 

Genital Bölge Temizliği

Genital Bölge Temizliği

Genital bölge temizliği, genital bölge temizliği, genital bölge temizliği, genital bölge temizliği nasıl yapılmalı, genital bölge temizliği video, genital bölge temizliği nasıl yapılır

Bay ve bayanlarda ergenlik dönemiyle beraber  genital üreme organlarında bir takım farklılaşmalar görülür. Erkeklerin genital  üreme organlarında meydana gelen değişiklik büyüme ve gelişme şeklindedir. Bir de bu süreçteerkek cinsel üreme organlarının etrafında tüylenme meydana gelir. Erkeklerde cinsel organda oluşan  tüylenmeden sonra koltuk altlarında, göğüste ve yüzde sakal ve bıyık oluşumu da art arda meydana gelir. Kızlarda da cinsel dış üreme organlarında ve koltuk altlarında tüylenme oluşur.

Bu dönemden itibaren tüm vücut temizliğinde duş almanın haricinde üreme organı temizliğine ayrı bir özen gösterilmesi gerekmektedir. Kıllı ciltte ter bezleri diğer bölgelere oranla çok daha fazladır. Bu yüzden terleme sonrasında koku istenmeyen tarzda çok daha etkili olabilir. Bunun dışında  terlemenin yol açtığı pis ortam cildimize bakterilerin yerleşmesi çok daha kolay olmaktadır. Bakterilerin  bu bölgelere yerleşmesiyle  genital bölgede kaşıntı, kızarıklık, şişme, ağrı ve ısı artışı gibi infeksiyon belirtileri de görülmeye başlar.

nocanvas_cinsel-iliskiden-sonra-penisi-yikamak-cinsel-yolla-bulasan-hastaliklari-engeller-mi-7q1vw

Regli Döneminde Genital Bölge Temizliği  ve Bakımı Nasıl Olmalıdır?

Regli kanaması veya diğer adı ile menstruasyon yaklaşık olarak ayda bir a vajinadan gelen bir kanamadır. Regli kanaması normalde kadınlarda 21 ile 35 günde bir meydana gelir. Bu süreç 3 ile 7 gün arasında genellikle değişir. Kanamanın başlaması esnasında hafif bir karın, bel ve kasık ağrısı, uyku hali, yorgunluk, halsizlik ve gerginlik yaşanabilir. Birinci gün ağrı biraz daha şiddetli, kanamaysa genelde koyu renklidir. Daha sonra kanamanın miktarı giderek artar. Bir kaç gün içinde kanama azalır ve rengi açılır. Regli döneminde kadın genital üreme organlarından rahmin iç duvarını kaplayan endometrium olarak da bilinen  ince doku atılmaktadır, bu doku bakterilerin en sevdiği ve en kolay üreyebildiği ideal ortam özelliğini taşımaktadır.

Eğer sık olarak yıkanma imkanı yoksa, regli döneminde dış cinsel  üreme organlarının özenle temizlenmesi gerekmektedir çünkü mensturasyon esnasında rahimden gelen kan kullanılan hijyenik pet ile dış üreme organları arasında birikmektedir. Dış genital organlar üzerinde biriken bu kan artıkları bakterilerin yerleşmesi ve hızla üremesi için son derece uygun bir ortam oluşturmaktadır. Cilt üzerinde doğal mikroorganizmalar bulunmaktadır. Cilt temizliğine özen gösterilmediği takdirde bu bakteriler cilde zarar verecek biçimde çoğalırlar.

Ayrıca bu bölgede üretra adı verilen idrar yolu çıkışı vardır ve bu bölge aynı zamanda bağırsakların çıkışına da yakındır. Bağırsak yoluyla atılan dışkıda çok sayıda patojen mikrop bulunmaktadır ve tuvalet sonrası temizlik, dışkının genital organa bulaşmasını önlemek için önden arkaya doğru olmalıdır. Yoksa yani arkadan öne doğru yapılırsa mikroplar çok rahat bir şekilde bu bölgeye bulaşabilir. Söz konusu olan mikroplar sadece genital organa yerleşmekle kalmaz, genital bölgenin içine girer ve vajina üzerinden iç üreme organlarında ve idrar yollarında da infeksiyon oluşmasına neden olabilirler.

Mensturasyon yani regli döneminde dış genital organların temizliğiyle beraber tercih edilern hijyenik pedlerin temizliğine de dikkat edilmelidir. Çamaşırın içine yerleştirilen pette bulunan koruyucu kısım emilen adet kanının küloda bulaşmasını önlemektedir. Pedler kanamanın yoğunluğuna göre sıklıkla değiştirilmelidir ve bir pet asla altı saatten fazla kullanılmamalıdır. Geceye özel ya da adet kanamasının yoğun olduğu günlere yönelik tasarlanmış özel pedler bulunmaktadır. Pedlere dışarıdan  mikrop bulaşmaması adına kullanmadan önce açıkta taşınmamalı, bilhassa genital bölgeye gelen kısmı katiyetle kirletilmemelidir.  Pedleri yalnızca özenli olarak taşıma değil, kullanmadan öncesi ellerin yıkanması da önemlidir. Ellerin temiz olması ve hijyenik pedin genital organa değecek kısmının ellenmemesine dikkat edilmelidir. Pedler kullanıldıktan sonrası torbalara konmalı ya da tavsiye edildiği gibi katlanarak tuvaletteki çöp kutusuna atılmalıdır. Pedler suya dayanıklı malzemelerden üretildiği için kesinlikle tuvalete atılmamalı ve kapatılmadan açıkta bırakılmamalıdır.

genital bölge temizliği erkek, genital bölge temizliği ağda, genital bölge temizliği ürünleri, genital bölge temizliği nasıl olmalı

Ülkemizde hala regli döneminde bez kullanımı devam etmektedir. Bezin regli dönemi için sıvıyı hapsetme özelliği olan pamuklu kumaşlardan, kenarlarının bastırılarak özel olarak hazırlanması gerekmektedir. Bezlerin değiştirilme sıklığı da pedlerle aynıdır, fakat bezin sıvıyı emmek gibi bir yapısı olmadığından dolayı küloda geçmesi söz konusudur. Ayrıca bazı kadınlar regli döneminde pamuk kullanmaktadır. Pamuğun kolaylıkla ayrılabilme ve lifli yapısından dolayı dağılma özelliği kullanım zorluğu yaratabilmektedir. Pamuk kullanımı şartsa, bu durumda pamuğun temiz bir gazlı bez ile sarılarak kullanılması gerekir. Değiştirme sıklığı, taşınması ve uygulanması bez kullanımında tavsiye edilenin aynısıdır. Ancak unutmamak gerekir ki kanama sırasında bez ya da pamuk kullanmak zor ve hijyen bakımından riskli olabilmektedir. Bu nedenle pamuk veya bez kullanmak yerine hijyenik ped kullanmak daha sağlıklı olacaktır.

Son zamanlarda genç kızlar tarafından tampon kullanımı da yaygınlaşmaya başlamıştır. Tampon genital organ içine yerleştirilen ve bölgeden dışarıya doğru sarkan bir ipi olan, regli kanını emecek şekilde tasarlanmış bir üründür. Tamponlar genital bölge içine doğrudan yerleştirildiği için kullanım sırasında temizliğine daha çok dikkat edilmelidir. Tamponun kullanım süresi de altı saatten fazla olmamalıdır. Aksi takdirde bakterilerin üreyerek kana karışması nedeniyle “toksik şok sendromu” olarak tanımlanan bir durum yaşanabilir.

genital bölge temizliği izle, genital bölge temizliği video izle, genital bölge temizliği kadın

 

Hormon Nedir

Hormon Nedir

Hormon nedir, hormon nedir, hormon nedir, hormon nedir kısaca, hormon nedir vikipedi, hormon nedir kısa bilgi

Bayanlar bluğ çağında hormonal değişimler; beyin, yumurtalıklar ve rahim üçgeninde oluşur. Beyinden, hipofiz bölgesinden yumurtalıklara salgılanan FSH, LH hormonları, yumurtalığı harekete geçirerek yumurtaların uyarılmasını neden olur Östrojen ve progesteron hormonunun rahim iç tabakasına (endometriyum bölgesini) etki etmesiyle regli kanaması meydana gelir ve hormon süreci tamamlanır. Bilhassa yumurtalarda üretim gerçekleştiğinden dolayı vücutta, progesteron ve östrojen hormonları aktifleşir.

Hormonları Nasıl Çalışır

Hormonlar üreme fonksiyonlarının meydana gelmesine yardımcı olur. Özellikle östrojen hormonu ile göğüsler büyümeye başlar, kalçalar daha belirgin hale gelir ve genital  bölgelerde tüylenme başlar. Yumurtlama sonrasında salgılanan progesteron hormonu ise rahim içini, adetten 12-16 gün öncesinde döllenmiş yumurtanın tutunmasını hazır hale getiren ve hamileliğin devamını sağlayan hormondur.

Hormon Nedir

Hormon Nedir

Hormon Bozukluğu Nedir

Hormon salgılanımında doğal dengeyi (beyin, yumurtalıklar ve rahim arasındaki uyum) sağlayan sistemde herhangi bir problem yaşanması, hormon bozukluğu yaratabilir. Hormon bozukluğu oluşmasında genetik faktörler, yumurtalık kistleri gibi bazı hastalıklara neden olabilir. Bazen de beyinden salgılanan hormonlar hiç  faaliyete geçmez ve bu da erken menopoza sebep olur. Kızların normal adet görme yaşı menarş olarak adlandırılır ve bu yaş 12-13 tür.  15 yaşına gelmiş bir kızın adet olmaması durumunda mutlaka bir jinekoloğa muayene olması gerekir. Gerekirse hekim tarafından hormon ilacı verilir.. Bu hormon ilaçları kullanılmazsa seconder seks gelişimleri, örneğin göğüs büyümesi gibi kadınlığa özgü gelişim ilerlemeyeceğinden durum fiziki görüntüye olumsuz şekilde yansıyacaktır.

hormon nedir 7.sınıf, hormon nedir görevleri

 

Hormon Düzensizliği Nedir?

Hormon düzensizliği vücuttaki hormonların düzenli salgılanamaması demektir. Düzensizlik görülen hormonlar, kadınlık hormonları da olabilir tiroit hormonlarında da görülebilir.

En Sık Rastlanan  Hormon Bozukluğu Nedir?

Genç kızlarda özellikle aşırı kıllanma dışında meydana gelen hormonal hastalıkların başında; yumurtlama fonksiyonlarının sağlıklı olmadığı ‘polikistik over’ sendromu gelmektedir. Polikistik over hastalığı süresince genelde kıllanma ve adet düzensizliği görülür. Ayrıca yumurtalık kistleri de meydana gelmektedir. Bu kistler de hormon bozukluğuna neden olmaktadır. Prolaktin hormonunun yüksek olması adet düzensizliğine ve göğüslerden süt gelmesine neden olabilir.

Hatta göğüslerden süt gelmesi birçok genç kızda tedirginlik yaratabilir. Tiroit hormonundaki dengesizlik, üreme fonksiyonlarında bozukluklar görülmesine neden olur. Hormon bozukluğu tedavi edilmezse kıllanma daha fazla artar. Adet düzensizliğinin önüne geçilmemesi halinde ileride yumurtlama fonksiyonlarının sağlıksız olmasına ve obeziteye neden olabilir. Hormonal dengesizlik kişinin beden sağlığını bozduğu gibi psikolojisine de olumsuz etki eder.

hormon nedir özellikleri nelerdir, hormon nedir kısa, hormon nedir sözlük anlamı, hormon nedir görevleri nelerdir

Pelvik Enfeksiyon

Pelvik Enfeksiyon

Pelvik Enfeksiyon

Pelvik Enfeksiyon,  pelvik enfeksiyon tedavisinde kullanılan ilaçlar  xpelvik enfeksiyon tedavisi  xpelvik enfeksiyon bitkisel tedavi  xpelvik enfeksiyonu nedir  xpelvik enfeksiyonu belirtileri  xpelvik enfeksiyonun belirtileri  xpelvik enfeksiyon ne demek  xpelvik enfeksiyon antibiyotik, Pelvik enfeksiyon, rahim iltihabı, yumurtalık iltihabı tedavisi ve karın iltihabı hakkında bilgiler


Pelvik Enfeksiyonlar Nedir

Pelvik infeksiyon (PİD)  yumurtalıklar ,tüpler ve rahimde görülen enfeksiyonlardır. Pelvik infeksiyon (PİD’)in en sık etkenleri klamidya  ve gonore (bel soğukluğu) olmakla beraber sıklıkla anaerop bakteriler ve mikoplazma enfeksiyonu  da birlikte bulunabilir. Pelvik infeksiyon ,özellikle tüplerde yapışıklık ve tıkanıklığa sebep olarak kısırlık nedenisdir ve dış gebeliğe de sebep olmaktadır.

 Pelvik infeksiyon için Kimler  Risk Altındadır

Pelvik infeksiyon açısından cinsel aktif genç kadınlar risk oluşturmaktadır. Pelvik enfeksiyon (rahim iltihabı, yumurtalık ve karın iltihabı) gelişme risklerini  en çok ;Birden fazla cinsel partneri olanlar, Genç yaşta ilk cinsel ilişki yaşayanlar, Çok sık cinsel ilişkiye girenler, Spiral  (intrauterin araçlar) özellikle bunların yerleştirilmesinden sonraki ilk 3 ay içinde oluşan enfeksiyonlar ,Vaginal duş alışkanlığı olanlar, Daha önce geçirilmiş “dış gebelik” geçirmiş olanlar fazla risk altındadırlar.

Pelvik Enfeksiyon,   xpelvik enfeksiyon geçirenler, yumurtalık enfeksiyonu  xyumurtalık enfeksiyonu bitkisel tedavi  xyumurtalık enfeksiyonları  xyumurtalık enfeksiyonu tedavisi  xyumurtalık enfeksiyon belirtileri  xyumurtalik enfeksiyon  

pelvik enfeksiyon

pelvik enfeksiyon

Pelvik Enfeksiyon Tanısı Nasıl Konulmaktadır

Pelvik enfeksiyonun kesin olarak tanısı zor konabilmektedir. Dış  gebelik, akut apandisit, patlamış yumurtalık kisti, over torsiyonu ve düşük (abortus) ile bazen  karışabilmektedir. Kesin tanı  diagnostik laparaskopi ile konulmaktadır. Bazı laboratuvar değerleri de  tanıyı kolayklaştırmaktadır Bazı çalışmalar laparaskopik tanıya alternatif olarak vaginal ultrasonografi ile birlikte endometriyal biopsinin kullanımını önermektedirler.

Pelvik iltihap Tedavisi Nasıl Yapılır

Pelvik iltihap durumunda tedavinin ana prensibi semptom ve bulguların giderilmesiyle birlikte doğurganlığın, fertilitenin   korunmasıdır.  Geniş spektrumlu güçlü bir antibiyotik tedavisi gerektirmektedir. Tubaovarian Abse oluştuğu zaman ameliyat gerekebilmektedir. Günümüzde artık cerrahi yöntem tedaviye çok dirençli hastalarda tercih edilerek genellikle intravenöz antibiyotik kullanımı ile abselerin tedavisinde de kısmen de olsa  başarı sağlanmaktadır.

 

Pelvik Enfeksiyonxyumurtalık enfeksiyonu nedenleri  xyumurtalık enfeksiyonları ve iltihapları  xyumurtalık enfeksiyonu antibiyotik, pelvik nedir  xpelvik inflamatuar hastalık, pelviku, pelvic tilt  xpelvic exercise  xpelvic harness  xpelvik skor, pelvic bone, pelvik lenf ganglion metaztazi  

idrar Kaçırma

idrar Kaçırma

İdrar Kaçırma

idrar kaçırma, idrar kaçırma tedavisi, idrar kaçırma nedenleri kadınlarda, idrar kaçırma bitkisel tedavi, idrar kaçırma ameliyatı, idrar kaçırma neden olur, idrar kaçırmaya bitkisel çözüm, idrar kaçırma sebepleri, idrar kaçırma ameliyatı izle, idrar kaçırma erkeklerde,  hamilelikte idrar kaçırma, hamilelikte idrar kaçırma uzman tv, hamilelikte idrar kaçırma normal mi,

idrar kaçirma

idrar kaçırma

İdrar kaçırmaya tıpta inkontinans denmektedir. Temelde bu problem kadınların bir hastalığıdır.  Özellikle gündüz ve uyanıkken istem dışında idrar kaçırma bu başlık altında değerlendirilmektedir.

İdrar kaçırma demek için belli bir miktar ölçümü yoktur; çünkü hijyenik pet kullanmak zorunda olmasına rağmen yakınmayan kadınların yanında, damlama şeklinde ve seyrek idrar kaçırmalarını bile büyük bir sorun olarak gören kadınlar da vardır. Böylece idrar kaçırmanın hastalık boyutu kadının sosyo-kültürel durumuna sıkı sıkıya bağlıdır. Kırsal kesimde sorun yaşlanmaya bağlı doğal bir problem gibi görülerek doktora başvurulmazken, kentlerde ve özellikle çalışan kadınlarda idrar kaçırma depresyon ve sosyal ilişkilerde kısıtlanmaya (idrar kokusu, ıslaklık hissi yüzünden) yol açarak daha erken dönemlerde tedavi için doktora başvurmaya neden olmaktadır.

Sonuçta kişinin sosyal yaşantısını etkileyecek olan her idrar kaçırma bir hastalıktır ve tedavi edilmelidir.  Bu problem genel inanışın aksine sadece yaşlanma ile ortaya çıkan bir durum değildir. Özellikle menopoz sonrası dönemde olan ve fazla sayıda ve zor doğum yapmış kadınlarda görülen bu durum bazen daha erken yaşlarda da ortaya çıkabilmektedir. 35 yaşın üzerindeki her beş kadından biri az ya da çok zaman zaman olan idrar kaçırma problemi ile karşı karşıyadır. 65 yaşından sonra ise neredeyse her 3 kadından birinde bu problem vardır.

Yapılan araştırmalarda kadınların % 25’inin hayatlarının herhangi bir döneminde idrar kaçırdığı hesaplanmıştır. Ancak doktora başvuran kadınların sayısı bu rakamların çok altındadır. İdrar kaçırma şikayeti kadın tarafından saklanan ve genellikle utanılacak bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir araştırmada idrar kaçırması olan kadınların % 70’i doktora başka nedenlerle başvurduğunda yapılan muayene ve öykü alma sonucu idrar kaçırmanın varlığının tespit edildiği görülmüştür. Yapılan bir başka araştırmada ise kadınların doktora başvurana kadar bu şikayetle ortalama 9 yıl geçirdikleri tespit edilmiştir. İnsan ömrünün uzaması ile bu sorun daha da büyümektedir.

hamilelikte idrar kaçırma kadınlar kulübü, hamilelikte idrar kaçırma nedenleri, hamilelikte idrar kaçırmak, hamilelikte hapşırırken idrar kaçırma, hamilelikte kusarken idrar kaçırma

İdrar Kaçırma Hangi Durumlarda Görülmektedir

İdrar kaçırma; öksürme, hapşırma veya gülme gibi karın içi basıncın arttığı durumlarda ortaya çıkabileceği gibi, daha az eforla da (yürümek, yataktan kalkmak gibi) meydana gelebilir. Bu tip idrar kaçırmaya zorlanma tipi idrar kaçırma-inkontinans adı verilmektedir.
Bazı hastalarda kaçırma, kişinin ani olarak idrara çıkma ve sıkışma hissi ile beraberdir. Bu tip idrar kaçırmaya ise sıkışma tipi inkontinans denir. Bunun sebebi ise genellikle belli değildir.Bu hastalar alışverişe çıkmaya korkarlar, misafir ziyaretine gitmeye çekinirler; çünkü bu durumun aniden ortaya çıkacağını ve tuvalete yetişemeyeceklerini düşünürler. Bazı kişilerde idrar kaçırma yukarıda anlatılan iki tip kaçırmanın da birlikte görüldüğü tiptedir. Bu tip idrar kaçırmaya da karışık tip inkontinans denir.

Zorlanma ile idrar kaçırma genellikle vaginal yoldan doğum yapmış kadınlarda görülür. Kasık adalelerinin veya sinirlerinin doğum sırasında zedelenmesi sonucu mesane boynu öksürme, hapşırma, gülme, merdiven çıkma, yük taşıma, cinsel ilişki sırasında yer değiştirerek veya kapanamayarak karın içinde artan basınçla hasta idrar kaçırır.

Tedavisi ise genellikle cerrahidir.
Fizik tedavi yöntemleri (kasık adalelerinin güçlendirilmesi, elektrikle uyarma (stimulasyon), menapozdaki kadınlarda hormon tedavisi de uygulanabilir.

Sıkışma tipi idrar kaçırma ise genellikle daha ileri yaşlarda görülmesine rağmen, mesanenin tahriş olduğu durumlarda da (iltihap, taş, tümör vb) ortaya çıkabilir. Bu hastalarda küçükken gece yatağa işeme, gece uykudan uyanarak idrar yapma (normalde 2 kez olabilir), gündüz çok idrara çıkma (normalde 6 kez) daha sıktır. Su sesi ile idrar hissi veya sıkışma olabilir. Genellikle fiziksel aktivite (gülme, konuşma, hapşırma, öksürme, yük kaldırma, cinsel aktivite gibi) ile de tetiği çekilebilen ansızın idrar yapma hissi duyarak tuvalete koşan hasta, tuvalet kapısında idrarını tutamayıp kaçırır. Genelde bu durumun sebebi bulunamaz. Mesane eğitimi, işeme alışkanlığının düzeltilmesi, elektrikle uyarma ve ilaç tedavisi gibi tedaviler uygulanır.

 

Karışık Tip İdrar Kaçırma

Yukarıda bahsedilen her iki durum aynı hastada birlikte vardır. Dolayısıyla her iki tedavi seçeneği de uygulanabilir. Önce ameliyat, sonra fizik tedavi, ilaç veya elektrikle uyarma veya önce fizik tedavi veya ilaç olmaz ve başarılı olunamazsa ise sonra ameliyat denenebilir. Ayrıca, Alzheimer hastalığı, Multiple Skleroz (MS), felçli hastalar, şeker hastalığı gibi daha ciddi hastalıkların bir sonucu olarak da idrar kaçırma problemleri olabilir, bunların tedavileri ise ayrı bir konudur.

gebelikte idrar kaçırması, gebelikte idrar kaçırmak, gebelikte idrar kaçırmanın sebepleri , inkontinans, inkontinans nedir, inkontinans derneği, inkontinans tipleri, inkontinans ilaçları, inkontinans pdf , inkontinans nedenleri, inkontinans ne, inkontinans ppt , inkontinans tipleri ppt

İdrar Kaçıran Hastalarda Teşhis

Öncelikle hastanın idrar kaçırmasının tipi ortaya konur. Daha sonra jinekolojik muayene yapılarak mesane, mesane boynu, vajen ve rahimde sarkma olup olmadığı, özellikle daha önce geçirilmiş ameliyatlara bağlı idrar yollarından hazneye oluşan kanalcıklarla oluşmuş sürekli kaçaklar olup olmadığı araştırılır. Bilinen bir diğer gerçek de zorlanma tipi idrar kaçırmalarının genellikle rahim ve idrar kesesi sarkması ile birliktelik gösterdiğidir. Bu işlemlerden sonra hastanın idrar tahlili, iltihap açısından idrar kültürleri yapılır. Bu tetkiklerde anormal bulgu tespit edilirse uygun tedavi yapılır. Daha sonra hastanın idrar kaçırmasını gözlemek için mesaneye bir miktar sıvı verilerek veya sıkışması beklenerek ıkındırma ile idrar kaçırma gözle görülmeye çalışılır. İdrar kaçırmanın varlığını veya miktarını tespit edebilmek için ped testi denilen test yapılabilir.   Özellikle daha önce idrar kaçırma ameliyatı olmasına rağmen idrar kaçırmaya devam eden hastalar ve ameliyat yapılacak hastalarda daha ayrıntılı bir inceleme olan Ürodinamik İncelemeyapılır.

Bu işlem sırasında hastanın mesanesine yerleştirilen bir kateter ile su verilerek dolma, kaçırma ve işeme basınçları bilgisayar yardımıyla kaydedilir ve rakamsal ve grafik olarak yazdırılır. Ürodinami oldukça karmaşık ve pahalı bir test olması nedeniyle her hastaya uygulanması doğru değildir.   Ayrıca hastanın sürekli olarak karın içi basıncın arttıran örneğin öksürük yapan kronik akciğer hastalığı, kronik kabızlık, aşırı şişmanlık gibi problemleri varsa bunların da tedavisi gerekir.

İdrar Kaçırmanın Tedavi Şekilleri Nelerdir

Tedavide özellikle rahim sarkması da eşlik eden hanımlarda fizik tedavi uygulamaları, cerrahi yöntemler ve ilaç tedavileri bulunmaktadır. İdrar kaçırmanın derecesi ve hastanın sosyal yaşamına olan etkisi göz önüne alınarak en basitten en girişimsel yönteme kadar tedavide pek çok metot bulunmaktadır.

Tedavide ilk basamak mesane eğitimidir. Bu özellikle sıkışma tipi kaçırmalarda önemlidir. Sıkışmayı geciktirmek için tuvalete koşulmamalıdır. Ayakta durmalı ya da oturmalıdır. Perineye (apış arası) basınç uygulanır, karın kaslarını gevşetmek için solunum egzersizi yapılır.Eğer engel olunamıyorsa kaçırmayı önlemek için idrar yapılabilir. Saatli ve düzenli idrar yapma yanında normal idrar yaparken de idrarını tutma (durdurma) eğitimleri yapılmalıdır. İdrar kaçıran bir kimse zannedilenin tersine gece haricinde bol sıvı almalıdır. Bu kabızlığı önleyecektir. Lifli besinler alınmalıdır. Günlük idrar miktarı en az ortalama 1,5 lt olmalıdır.Normal bir kişi 4-6 kez gündüz ve bir iki kez de gece işeme yapar. Mesaneyi boşaltmak için, her işemede 300 mlt (bir-bir buçuk su bardağı kadar) idrar yapmak gereklidir. Hasta daha sık ve daha az miktarda tuvalete çıkarsa boşalma olmayabilir. Kola, kahve, çay, çikolata ve alkol idrar yapma ihtiyacını arttırabilir, sıkışmaya sebep olabilir, olabildiğince azaltılması uygun olur. İleri düzeyde idrar kaçırması olan ve fizik egzersizlerin yararlı olmadığı olgularda operasyona gerek duyulur. Hekim gerekli incelemelerden sonra hangi tip operasyonu yapacağına karar verir. Günümüzde yeni tekniklerin uygulanması ile zorlanma tipi idrar kaçırmalarda % 90’a yakın başarılı olunmaktadır.

Karından veya hazneden uygulanabilen bu operasyonlarda rahim ve idrar kesesi sarkmaları da varsa hepsi bir arada düzeltilir. Zor ameliyatlar değillerdir. Hatta günümüzde kadınlarda lokal anestezi ile dahi uygulanabilir. Vajenden yapılan bir küçük kesiden idrar kanalı bir gergisiz bant sayesinde karın katlarına asılır. Karında iki küçük kesiden (0.5 cm) başka hiç yara izi kalmaz.

Son Söz Olarak

Birçok kişi bu konuda gereksiz biçimde sessiz kalır. Doktora danışmaya ve gereken yardımı almaya utanır. Bazı kişiler bu durumun yaşlanmanın kaçınılmaz sonucu olduğunu ve olası nedenlerinin ve tedavi seçeneklerinin bulunması yerine bu duruma katlanması gerektiğini düşünür. Oysa, enfeksiyonu kontrol altına almak için antibiyotik kullanmak ya da idrar akışını kontrol eden kasları güçlendirecek egzersizleri öğrenmek gibi basit tedaviler söz konusu olabilir. Gerek görülürse de operasyon yapılır.
Önemli olan hekime başvurmaktır.

, idrar kaçırma, idrar kaçırma,, hamilelerde idrar kaçirma, gebelikte idrar kaçırma uzman tv, gebelikte idrar kaçırma ne zaman başlar, gebelikte idrar kaçırma tedavisi, gebelikte idrar kaçırma nedenleri, gebelikte idrar kaçırma normal mi, gebelikte idrar kaçırma olur mu , 

 

Rahim Sarkması

Rahim Sarkması

Rahim Sarkması

Rahim Sarkması, rahim sarkması belirtileri, rahim sarkması ameliyatı, rahim sarkması ameliyatı izle, rahim sarkması neden olur, rahim sarkması tedavisi, rahim sarkması nedir, rahim sarkmasının belirtileri, rahim sarkması ameliyatı sonrası, rahim sarkması ameliyatı ne kadar sürer, rahim sarkması nedenleri,

rahim sarkması

rahim sarkması

 

Rahim sarkması cinsel organların, bu organları karın içersinde sabitleyen bağların özelliklerini yitirmesi nedeniyle aşağıya vajinaya doğru yer değiştirmeleridir.

Genellikle sadece rahim değil onun hemen önünde ve arkasında yer alan idrar torbası ve kalın barsağın son kısmı da rahimle birlikte sarkma gösterir. Normalde bu organlar kendilerini tutan bağların sayesinde ancak sınırlı olarak hareket edebilirler. Yaş ilerledikçe ve özellikle yapılan doğum sayısı arttıkça bu bağlar esnekliklerini kaybeder ve böylece genital organların vajina içine sarkmasına neden olabilirler. Bazen sarkma öylesine belirgindir ki, kadın vajina girişinde rahim ağzını eliyle hissedebilir. Hatta bazen rahim ihmal edilmiş vakalarda vaginanın dışına da çıkabilir. İdrar torbası sarkması vajina ön duvarına komşu olan idrar torbasının vajina içerisinde bombeleşmesine verilen isimdir. Bu durum da özellikle öksürme, hapşırma,ağır bir nesne kaldırma gibi karın içi basıncını artıran durumlarda kadının vajina içerisinde bombeleşen idrar torbasını eliyle hissetmesine neden olur. Bu şikayete, her zaman olmamak kaydıyla, genellikle idrar kaçırma da eşlik eder. İdrar kaçırma sorunu en hafif şekliyle yalnızca öksürme, aksırma ve ıkınma durumunda ortaya çıkar.

Sarkmanın şiddetinin artmasıyla birlikte gülme, cinsel ilişkide, hatta ayakta durma, gibi durumlarda da idrar kaçırma sorunu ortaya çıkar.  İdrar torbası sarkması ileri durumlarında idrar torbası ile uretra adı verilen idrarı torbadan dış ortama ileten boru arasında olması gereken açının bozulmasına ve böylece idrar kaçırma şikayetinin ortaya çıkmasına neden olur. En ileri ve oldukça ender görülen durumlarda idrar hiç tutulamaz ve idrar torbasına gelen idrar burada depolanmadan direkt olarak dışarı boşalır.  Rahim sarkması tek başına olduğunda kadının özellikle ayakta durduğunda, öksürdüğünde, hapşırdığında ve ıkındığında ağrı ve alt bölgede dolgunluk hissetmesine neden olur. Rektum (kalın bağırsağın son kısmı) sarkması ise vajina arka duvarıyla komşu olan rektumun vajinaya doğru bombeleşmesidir. Rektum sarkması çoğu durumda özel bir sorun yaratmamakla birlikte kabızlık sorunu yaşanmasına neden olabilir. Genital organlarda sarkma sorunu yaşayan kadınların diğer bir sorunu dazor doğumlarda ortaya çıkan yırtıkların vajinada genişleme şikayetine yol açmasıdır. Bu durum kadının eşiyle cinsel yaşamda sorunlar yaşamasına, çiftin eskisi gibi cinsel yaşamdan zevk alamamasına neden olabilir.

Genital organlarda sarkma özellikle çok sayıda ve zor doğum yapmış kadınlarda görülür. Uzun süren doğumlar genital organları yerinde tutan bağların uzaması, bazı bölgelerden yırtılması ve böylece organları yerinde tutma işlevlerinin azalmasıyla sonuçlanır. Sezaryan ile doğum yapmış olan kadınlarda ve hiç doğum yapmamış kadınlarda ise sarkma çok daha nadir görülür. Genital organ sarkmaları ender olarak tek başlarına görülürler. Sıklıkla rahim sarkması, idrar torbası sarkması ve kalın barsağın son kısmının sarkması ve idrar kaçırma şikayeti beraberce görülür.

Rahim Sakması Nasıl Teşhis Edilir

Genital organ sarkması hiçbir sorunu olmayan bir kadında tesadüfen saptanabileceği gibi sıklıkla idrar kaçırma veya “alt bölgede dolgunluk hissi” yaşayan bir kadının jinekolojik muayenesi esnasında sarkmanın kolaylıkla görülmesiyle konur.

Rahim Sarkması Tedavi Yöntemleri

Rahim sarkmasının tedavisi kadının yaşına, hastalığın derecesine, kadının genel sağlık durumuna ve daha sonra çocuk doğurmak isteyip istemediğine göre değişir. İleride bu problemin gelişmesi düzenli Kegel egzersizleri denilen vajina etrafındaki ve perine kasları kasma egzersizleri yapılarak kısmen de olsa engellenebilir.Ailesini tamamlamış bir kadında genital organ sarkması durumunda uygulanan tedavi şekli genellikle rahimin vajina tarafından çıkarılması ve ön ve arka vajina duvarlarındaki fazlalıkların çıkarılarakvajina daraltılması şeklindedir. Vajen daraltma operasyonu geçiren kadınlar eğer gebe kalılarsa normal doğum yerine sezeryan olmaları gerekir.

İdrar kaçırma sorununun tedavi edilmesi için daha farklı ameliyat tekniklerinin kullanılması gerekebilir. Bu konuda detaylı bilgi sitemizde mevcuttur

Üreme çağındaki ve halen doğum yapmayı düşünen ya da ailesini tamamlamış olsa bile rahim alınmasını kabul etmeyen bir kadında ise rahim alınmaksızın yalnızca ön ve arka vajina duvarlarındaki fazla doku alınarak genişlemenin tamiri yani vajinanın daraltılması yoluna gidilir.  Böylelikle doğum sonrası vajina genişlemesi yakınması olan kadınların şikayetleri azalacak ve cinsel yaşamdan da eskisine oranla daha fazla tatmin sağlanacaktır.

Vajina daraltılması operasyonuna tıpta vajinoplasti adı verilir. Vajinoplasti konusunda daha fazla bilgi sitemizde mevcuttur.

Belirgin rahim sarkması durumunda karın yoluyla rahimi yerinde tutan bağlara ulaşılarak bu bağların yukarı çekilmesi ve böylelikle rahimin alınmaması mümkündür. Ancak yukarı çekme operasyonlarının çok da uzun ömürlü olmadığı bilinmelidir. Yapılan operasyonun tipine ve yapan cerrahın tekniğine bağlı olarak 3-5 yıl içersinde tekrarlama riski ortaya çıkabilir. Çok nadiren çocukları olmasına rağmen rahiminin alınmasını istemeyen veya başka çocuk doğurmak arzusunda olan bayanlarda ya da rahim alınması operasyonunu dahi kaldıramayacak kadar yaşlı ve genel durumu kötü hastalarda operasyon yerine pesser adı verilen ve vajinaya yerleştirilerek rahimi destekleyip yukarda tutan cihazlar da kullanılabilir ama bu tür tedaviler çok özel durumlarda uygulanmaktadır.

Günümüzde ailesini tamamlamış bayanlarda çocuk taşımaktan öteye bir fonksiyonu olmayan rahimin alınması sarkmalarda uygulanacak en akılcı tedavi şeklidir. Rahim alınması hakkında daha detaylı bilgi sitemizde mevcuttur.

 

Rahim Sarkması, Rahim Sarkması,  rahim sarkması nedenleri ve tedavisi, rahim sarkması neden olur gebelik, rahim sarkması nedeni, rahim sarkması neden oluşur, rahimde sarkma neden olur, rahim sarkmasi ve nedenleri rahim sarkması kansere neden olurmu, rahim ağzı sarkması neden olur, 

Hamilelikte Günlük Beslenme

Hamilelikte Günlük Beslenme

Hamilelikte Günlük Beslenme

hamilelikte günlük beslenme, hamilelikte günlük beslenme listesi, hamilelikte günlük beslenme tablosu, hamilelikte günlük beslenme planı, hamilelikte günlük beslenme nasıl olmalı, hamilelikte günlük beslenme nasıl olmalıdır, hamilelerin günlük beslenme listesi, hamilelerin günlük beslenmesi,

hamilelikte günlük beslenme

hamilelikte günlük beslenme

Hamile annemizin beslenmesindeki amaç, hamileliğin kendi fizyolojik gereksinimlerini karşılayarak vücudundaki besin öğeleri yedeğini dengede tutmak, bebeğin normal büyümesini ve salgılanan sütün gerektirdiği enerji ve besin öğelerini tam olarak karşılamaktır.

Gebelikte Alınması Gereken Enerji ve Besin Öğeleri

Gebelik öncesinde normal ağırlıkta olan bir anne adayının gebeliği süresince ayda ortalama 1 kg ağırlık kazanması istenir. Genellikle ilk 3 aylık dönemde ağırlık kazanımı çok azdır, zamanla artış gösterir. Toplam 9-12 kg ağırlık kazanımı gereklidir. Anne adayının, normal enerji gereksinimine ek olarak ilk 3 ayda günde 150 kkalori, 4-9 ay arasında ise günde 300 kkalori daha ek olarak alınmalı, normal vücut ağırlığına ayda ek olarak 1-1,5 kg eklenmesi önerilir. Gebelik başlangıcında normal ağırlığından şişman olan anne adayının fazla ağırlık almasına gerek yoktur. Yemekler genellikle 3 öğünde tüketilir. Gebeliğin ilk döneminde öğün sayısı arttırılarak öğündeki yemek miktarı azaltılabilir.

Gebelikte Beslenme  Önerileri

Etler haşlama veya ızgara olarak tüketilmeli, süt ve türevleri yağsız, kaymaksız, diet ( light) olarak tercih edilmelidir. Sebze ve meyveler en doğal şekliyle olmalı ve meyveler mümkünse kabuklu olarak tercih edilmelidir. Kuru baklagillerin tüketimi de hafta da 2-3 defa tavsiye edilir.

Hamilelikte Önere Bileceğimiz  Bazı Besinler

Hamilelikte Sabah Kahvaltı Beslenme Örneği

1 Su bardağı süt (az şekerli, kalsiyumdan zenginleştirilmiş) 1 yumurta veya 1 kibrit kutu kadar beyaz peynir 2 dilim ekmek 1 yemek kaşığı kadar pekmez, bal veya reçel 1 adet meyve

Ara Öğünlerde

1 Porsiyon meyve

Hamilelikte Öğle Beslenme Örnek Menü

60-90 gram etli yemek ( bu 3 köfte şeklinde ve ya sebzeli olarak pişirilebilir.) Veya kuru baklagiller yemeği 1 porsiyon pilav veya makarna 1 küçük kase yoğurt 1 dilim ekmek 1 porsiyon meyve

Ara Öğünlerde

1 bardak süt veya sütlü kek veya sütlü muhallebi 1 porsiyon meyve

Hamilelikte Aklam Beslenme Örnek Menü

1 kase çorba 60 gr et veya sebze yemeği Mevsim salata 1 dilim ekmek 1 porsiyon meyve

Hamilelikte Yatmadan Önce Beslenme Örnek Menü

1 bardak süt veya 1 küçük kase yoğurt

4:33

hamilelikte günlük beslenme,gebelikte günlük beslenme nasıl olmalı, gebelikte günlük beslenme menüsü, gebelikte günlük beslenme tablosu, gebelikte günlük beslenme takvimi, gebelik gunluk beslenme, gebelikte günlük yemek listesi, gebelerde günlük beslenme listesi, gebelik günlük beslenme, gebelik günlük beslenme listesi, hamile gunluk beslenme, hamilelik günlük beslenme listesi, hamilelik gunluk beslenme, hamile günlük yemek listesi, hamile kadının günlük beslenme listesi, hamile kadın günlük beslenmesi, hamilelik günlük beslenme programı, hamilelik günlük beslenme, gebelikte günlük beslenme listesi, gebelikte günlük beslenme programı, gebelikte günlük beslenme tablosu, gebelikte günlük beslenme menüsü, gebelik gunluk beslenme, gebelikte günlük beslenme nasıl olmalı, hamile günlük beslenme listesi, hamile günlük beslenmesi, gebelik günlük beslenme, hamilelik günlük beslenme listesi, hamilelerin günlük beslenme programı,

Lohusalık Dönemi

Lohusalık Dönemi

Lohusalık Dönemi

lohusalık dönemi, lohusalık sendromu, lohusalık nedir, lohusalıkta kanama, lohusalık ne kadar sürer, lohusalık dönemi, lohusalık ne zaman biter, lohusalıkta beslenme, lohusalıkta cinsellik, lohusalıkta gaz yapan yiyecekler , lohusalık dönemi nedir, lohusalık döneminde beslenme, lohusalık döneminde cinsel ilişki, lohusalık döneminde dikkat edilmesi gerekenler, lohusalık döneminde beslenmenin önemi, lohusalık döneminde namaz , lohusalık döneminde cinsellik, lohusalık döneminde kanama, lohusalık döneminde bakım, lohusalık dönemi, lohusalık dönemi sorunları, lohusa sorunları, lohusa yorgunluğu, lohusa Sırt ve bel ağrıları, lohusa Yara ve dikiş problemleri, lohusalık debresyon bunalım, lohusalıkta meme ve emzirme, lohusalıkta bağırsak problemi, lohusa idrar kaçırma, lohusa halsizlik,

 

lohusa dönemi

lohusalık dönemi

 

Bebek sahibi olmak anne ve babayı sevinç, mutluluğa boğar. Tabiki bunun yanı sıra kadın için lohusalık dönemi , sorunları, sıkıntıları ve sorumlulukları da beraberinde getirir. Çocuk doğar doğmaz tüm dikkatler çocuk üzerine yoğunlaşır. Kadın için fizyolojik ve ruhsal farklılıklar doğumdan sonraki ilk bir yılda daha fazla yaşanabilir. Lohusalık döneminde lohusaların yaşayabilecekleri sıkıntılar ve bu dönemde yapılması gerekenleri biliyor musunuz ?

Lohusalık Döneminde Yaşanan Sorunlar

Lohusalık olarak adlandırılan doğum sonrasındaki dönemde, annenin yaşadığı sıkıntılar ve rahatsızlıklar aşağıdaki gibidir. Bu sorun ve sıkıntılar anneden anneye farklılık göstersede genelde tüm lohusaların yaşadığı ortak durumlardır. Lohusalar üzerinde yapılan bir araştırmada lohusaların doğumdan sonraki ilk 6 ay içinde yakınmaları araştırılmış ve aşağıdaki neticeler elde edilmiştir.

  • %69 Yorgunluk
  • %44 Sırt ve bel ağrıları
  • %21 Yara ve dikiş problemleri
  • %18 Partnerleri ile diyalogunda problemler
  • %17 Depresyon ( Bunalım ) ( Eğer annenin rahat ve huzurlu ve keyifli , umutlu, güvenli olması sağlanamazsa, lohusada doğum sonrası depresyonu oluşabilmektedir.)
  • %17 Meme ve emzirme problemleri
  • %13 Barsak problemleri
  • %11 İdrar kaçırma problemleri
  • %11 Vücut direncinin düşmesi ve ona bağlı öksürük, nezle gibi problemler
  • %8 Hamilelikten korunma sorunları

Kadınların çoğu (%94′ü) bu sorunların bir veya birkaçını aynı zamanda yaşamaktadırlar.

Lohusalıkta Yorgunluk ve Halsizlik

Yorgunluk ve halsizlik Yorgunluk ve halsizlik lohusaların ¾’ini etkilemekte ve milletçe arasında zor çocuk diye tabir ettiğimiz; sık sık ağlayan, çok az uyuyan, beslenmede sorun yaşayan bebekler anne adaylarımız için çok daha zordur . Lohusaların bu dönemde kendilerine zaman ayırmaları çok zordur . Bu dönemde bebeğe 1-2 saat olsa dahi bakabilecek bir destekçi veya ev işlerinizde size destekçi olacak birilerini bulun. Bir destekçi sizin dinlenmeniz açısından çok önemlidir . O evle ilgilenirken siz de bebeğinizle ilgilenin.

Bebek uyuduğunda siz de uyuyun. Yapabildiğiniz kadar dinlenin ve gevşeyin. Vücudunuzda büyük değişimler oldu . Çok yorgunsunuz . Doğumun heyecanı ve bebeğinize nasıl bakacağınız esasen sizi yıprattı. Kendiniz ve çocuğunuza yararlı olacak taze bir tutumu ve davranışı fakat dinlendikten sonra kazanabilirsiniz. Haftada en az bir gece tam uykunuzu almanız sizin ruhsal ve fizyolojik durumunuz için çok daha iyi olacaktır. Evden çıkın, yemeğe gidin, arkadaşlarınızı ziyaret edin. Sosyal yaşamdan uzaklaşmamak size iyi gelecek , kendinizi iyi hissettirecektir.

Lohusalık Ağrıları

Ağrılar Eğer sırt ağrılarınız fazla veya azalmıyorsa, gerinme egzersizleri ağrılarınızın azalmasını sağlayacaktır. Basur tedavisinde ise doktor kontrolünde diyet veya ilaç tedavisiyle soruna çözüm bulunacaktır.

idrar Kaçırma

İdrar kaçırma şikayetleri de uzun sürebilir. Üstelik 7-9 aya kadar süren idrar kaçırma şikayetleri olan lohusalar mevcuttur. Lohusaların çoğu bu konuda çekindiği için doktorlarına başvurmamaktadır. İdrar kaçırma konusunda ilgilenen merkezler tarafından gereken tıbbi müdahale yapılabilir.

Lohusalıkta Kabızlık

Kabızlık şikayeti de sık karşılaşılan semptomlardan biridir. Üstelik bazı lohusaların büyük tuvaletlerinde de kaçırma şikayetleri söz konusu olabilir . İlaç tedavisi ile çözüm bulunamıyorsa cerrahi konsültasyon istenebilir.

Lohusalıkta Göğüslerde Acı ve Ağrı

Göğüslerde acı ve ağrı Memeler doğumundan bir kaç gün sonra süt ile dolar. Bu dolgunluk bir kaç gün sürebilir. Emzirmenin başlangıcında memeler acıyabilir. Çocuk doğru emiyorsa bu acı giderek azalır ve çocuk emdikçe tümüyle geçer. Çocuk memelerdeki sütü boşaltacak şekilde sık sık emzirilirse, memelerde süt birikimine bağlı anneyi rahatsız edecek şişlikler kızarma ve ağrı olmaz.

Olduğu takdirde sütü boşaltmak, emzirmeden önce sıcak su ile pansuman veya banyo yapmak emzirdikten sonra memelere soğuk su ile pansuman yapmak , ılık banyo veya havlu dolgunluk şikayetlerini azaltır. Ayrıca destekleyici sütyenler destekçi olur . Eğer biberon ile besliyorsanız memeyi sıkarak uyarmayın.

Lohusalık Döneminde Şahsi Bakım

Lohusalıkta

Bu dönemde temizlik hem sizin aynı zamanda bebeğiniz için önemlidir . Eğer kadın sütü veriyorsanız her defasında ellerinizi yıkayın. Memelerde yara olduysa, önce biraz sıkarak sütü çıkarın ve bunu memenin üzerine yayıp kurutun. Sıkı olmayan bir destekleyici sütyen giyin. Meme ucunu temiz suyla yıkayın. Sabun, lanolin veya diğer kremleri kullanmayın.

lohusalık dönemi, lohusalık dönemi sorunları, lohusa sorunları, lohusa yorgunluğu, lohusa Sırt ve bel ağrıları, lohusa Yara ve dikiş problemleri, lohusalık debresyon bunalım, lohusalıkta meme ve emzirme, lohusalıkta bağırsak problemi, lohusa idrar kaçırma, lohusa halsizlik,

Hafta Hafta Lohusalık

Hafta Hafta Lohusalık

Hafta Hafta Lohusalık

 hafta hafta lohusalık , lohusalık dönemi nedir, lohusalık döneminde beslenme, lohusalık döneminde cinsel ilişki, lohusalık döneminde dikkat edilmesi gerekenler, lohusalık döneminde beslenmenin önemi, lohusalık döneminde namaz, lohusalık döneminde cinsellik,lohusalık döneminde kanama, lohusalık döneminde bakım

hafta hafta lohusalık

hafta hafta lohusalık

Lohusalık Dönemi

Lohusalık dönemi doğumdan sonraki 6 haftayı kapsar. Bebeğin anneden doğduğu andan bu yana başlar ve 6 haftanın sonunda lohusalık dönemi sona erer.
Bu dönem esasında kontinü devam eden ve hamilelik etkisiyle oluşan değişimlerin tekrar eski hamilelik öncesi haline döndüğü dönemdir . Hafta hafta ayırmak pratik olabilir fakat haftadan haftaya geçişler keskin sınırlarla belli olmayabilir. Lohusalığın ilk 24 saati , ilk haftası, ve ilk 3 haftası ayrıca önemli ve dikkat edilmesi gereken dönemlerdir.
İlk 24 saat:Doğum sonrası en kritik dönemdir .Bu dönem hayati komplikasyonların en sık olduğu ve doktor müdahalesinin en gereken olduğu dönemdir . Normal, dikişli doğum ya da sezeryan doğumu için dikkat edilmesi gereken çok önemli unsurlar vardır.

Normal dikişsiz doğumda eğer bebek doğum kanalını geçerken derindeki damarları yırtmışsa derin hematomlar denen kan birikmeleri oluşabilir. Bu iç kanamalar yaşamı tehdit edici olabilir . Rahim yırtılmaları çok şiddetli kanamalara yol açabilir . Normal dikişli doğumlarda bunlara ilaveten dikiş yerinde kanamalar ve açılmalar olabilir . Sezeryan doğumlarında ise rahimden ya da ameliyatta açılan ve sonra dikilen karın katları arasından kanamalar olabilir . Bu gibi durumlar ilk 24 saatte mutlak surette acil müdahale gerektirir ve çoğu hayat kurtarıcıdır.

Lohusalık Dönemi 1. Hafta

Bu dönem lohusalığın kritik dönemlerindendir. Kadın hem doğumun izleriyle hemde bebek bakımıyla uğraşmak zorundadır. Rahim doğum sorası halen normal hacmine göre çok büyüktür genellikle göbek hizasında ya da biraz üzerinde hissedilir. Zaman zaman özellikle süt verme esnasında kasılarak ağrılara yol açabilir . Memelerde bebek emdikçe gittikçe çoğalan süt yapımı oluşur. Bu süt bebeği beslemede mucizevi bir role sahiptir ve bebek için bundan başka hiçbir şeye ihtiyaç ve gereksinim yoktur.

Eger göğüsler tam olarak boşaltılmazsa süt ateşi denen ve 38.5 dereceye varan ateşler oluşabilir. Zararsızdır fakat sorun yaratır. Meme abselerine de yol açabilme potansiyeli vardır. Vagina bakımı bu dönem çok önemlidir . Vaginadan kanlı akıntı gelmeye devam eder . Buna löşi denir. Normalde rahatsız edici bir kokusu yoktur. Fakat enfeksiyon etmenlerinin yerleşmesine son derece uygundur. Bu sebeple doğum sonrası bazen antibiyotik kullanımı ve vagenin özellikle epizyotomi denilen dikişde varsa antiseptiklerle temizlenmesi önemlidir . Enfeksiyon oluşursa bu çok ciddi sıkıntılara yol açabilir .

Özellikle kırsal kesimde ebe doğumu ile evde yapılan doğumlarda enfeksiyon çok ciddi bir sorundur . Halk arasında al basması denen esasında doğum sonrası enfeksiyonu olan bu durumda ateş 40 dereceleri bulabilir ve ölümler olabilir .Fakat sağlık kurumu doğumlarında bu sorunla çok ender karşılaşmaktayız. Sezeryan doğumundan sonra ilk hafta için dikiş yerlerine özellikle dikkat etmek gerekir.

Ameliyatı yapan hekimin tavsiyelerine uyulmalı ve ilk haftanın sonunda mutlaka kontol edilmelidir. Bu haftadanın sonuna doğru rahim göbek hizasının altına doğru inmiş olur . Sezeryanlar 3-4 gün normal doğumlar 1-2 gün sonra duş alabilir. Duş aşırı sıcak olmamalı ve mutlaka yanınızda bir olmak koşuluyla alınmalıdır. Sezeryanlar için dikiş yerleri korunmalı ve enfekte olmamasına dikkat edilmelidir.

Lohusalık Dönemi 2. Hafta

İlk haftayı atlattıktan sonra işler daha kolaydır. Önemli komplikasyonların çoğu atlatılmış olup vaginal kanlı akıntının devam etmesi dışında kadın daha rahattır. Dikişler büyük oranda iyileşmiştir. Fakat tam iyileşme 3 haftanın sonunda olur . Bu sebeple dikişlerin korunmasına özen göstermeye devam etmek gerekir. Lohusalık dönemi annenin aldığı kiloların 2/3 ünü verdiği dönemdir .

Bunun neredeyse tamamına yakını ilk 2 haftada verilir. Yani Başka Bir Deyişle 15 kilo almış olan bir gebe doğumdan sonra ilk 2 haftada bunun 10 kilosunu vermiş olur . Bu tabiiki kural olmayıp tahmini tahminlerdir.Bu haftada kadın daha rahat eder ve evden çıkp gezmelere gidebilir. Bu şehir içi olup 3 hafta tamamlanmadan 2 saatten daha uzun yolculuklara izin verilmez.

Rahim göbek altında ve pubis kemiğinin üzerinde hissedilmeye devam eder . Gelen akıntı daha az kanlı fazladan mukusludur. Bu akıntı rahmin küçülmesi ve tekrar eski boyutlarına dönebilmesi için gereken bir akıntıdır. Süt vermek rahmin daha hızlı küçülmesi ve karın estetiği açısından çok yararlıdır . Bu dönemde rahatça banyo yapılabilir. Yeme içme konusunda daha az kısıtlama vardır. Ciselliğe izin verilmez.

Lohusalık Dönemi 3. Hafta

Bu dönemde rahim iyice küçülmeye başlar. Bu haftanın sonuna doğru pubis kemiği hizasına kadar gerileyebilir. Löşi gittikçe kandan arınarak daha çok mukuslu akıntı haline gelir . Kadın ve çocuk artık önceki dönemlere göre çok daha rahattır. Saç boyatılabilir. Bu haftanın en önemli özelliği annenin artık doğum etkilerini geride bıraktığı ve cinsellik dahil normal yaşıntısına dönmeyi iyice arzuladığı bir döneme girmiş olmasıdır.

 

hafta hafta lohusalık dönemi, lohusalık dönemi nedir, lohusalık döneminde beslenme, lohusalık döneminde cinsel ilişki, lohusalık döneminde dikkat edilmesi gerekenler, lohusalık döneminde beslenmenin önemi, lohusalık döneminde namaz, lohusalık döneminde cinsellik,lohusalık döneminde kanama, lohusalık döneminde bakım